Okuldan gelen telefonun ardından ilk hissedilen genellikle utançtır. Sonra endişe: "Çocuğum saldırgan mı?" Bu iki duygu da çok anlaşılır — ama ikisi de durumu doğru okumanızı zorlaştırır.
Okul öncesinde vurma ve ısırma, karakter sorunu değil iletişim sorunudur. Bu yazıda nedenlerini ve gerçekten işe yarayan müdahaleyi anlatıyoruz.
Neden oluyor? Yaşa göre nedenler
1-2 yaş: Keşif ve duyusal ihtiyaç
Bu yaşta ısırma bazen tamamen masumdur: diş etleri kaşınır, ağız keşif organıdır, tepkiyi merak eder. Vurma da çoğu zaman "dokunmak" ile "vurmak" arasındaki farkı henüz ayırt edememekten kaynaklanır.
2-3 yaş: İfade edememe
En yaygın dönem burasıdır. Çocuğun içinde çok büyük bir duygu var — öfke, heyecan, kıskançlık — ama onu anlatacak kelimeleri yok. Beden dile göre çok daha hızlıdır: kelime aranırken el çoktan hareket etmiştir.
Bu nedenle konuşma gecikmesi olan çocuklarda vurma ve ısırma daha sık görülür. Dil geliştikçe davranış kendiliğinden azalır. Konu hakkında ayrıntılı bilgi için dil gelişimi yazımıza bakabilirsiniz.
3-4 yaş: Sınır testi ve sosyal çatışma
Artık kelimeler var ama çatışma çözme becerisi henüz zayıf. Oyuncak kavgası, sıra meselesi veya dışlanma hissi fiziksel tepkiye dönüşebilir.
Her yaşta: Değişim ve stres
Yeni kardeş, taşınma, okula başlama, ailede gerginlik veya uyku düzeninin bozulması saldırgan davranışı tetikleyebilir. Aniden başlayan bir vurma davranışının arkasında neredeyse her zaman bir değişiklik vardır.
Detektif olun: Bir hafta boyunca not tutun — olay ne zaman oldu (saat), kiminleydi, öncesinde ne oldu, çocuk aç veya yorgun muydu? Üç dört kayıttan sonra desen genellikle çok net görünür. Çözüm de o desenin içindedir.
Olay anında: 5 adım
- 1. Önce zarar göreni koruyun. Sakin ama kararlı şekilde araya girin, çocukları ayırın.
- 2. Kısa ve net bir cümle kurun. "Vurmak yok. Vurmak canını yakar." Uzun ders vermeyin.
- 3. İlgiyi zarar görene verin. Önce diğer çocukla ilgilenin. Bu, vurma davranışının ilgi getirmediğini öğretir.
- 4. Duyguyu adlandırın, davranışı ayırın. "Arabayı istediğin için çok kızdın. Kızmak olur, vurmak olmaz."
- 5. Alternatifi öğretin. "Kızdığında bana gel", "dur diyebilirsin", "elini kendine sarabilirsin." Yasak koymak yetmez, yerine bir şey koymak gerekir.
Yapılmaması gerekenler
- Karşılık olarak ısırmak veya vurmak. Öğrettiği tek şey, güçlü olanın acıtabileceğidir.
- Uzun uzun konuşmak. Kriz anında mantık devrede değildir; konuşma sonraya kalmalıdır.
- Başkalarının önünde utandırmak. Utanç davranışı azaltmaz, gizlenmesine yol açar.
- Etiketlemek. "Isırgan çocuk" tanımı, çocuğun kendine dair inancına dönüşür.
- Zorla özür dedirtmek. Anlamı kavranmadan söylenen özür, hiçbir şey öğretmez. Bunun yerine onarıcı bir eylem önerin: buz getirmek, sarılmak, oyuncağı geri vermek.
Tekrarını azaltan 6 uygulama
- Duygu kelimeleri öğretin. Kızgın, üzgün, hayal kırıklığı, kıskanç. Kelimesi olan çocuk daha az vurur.
- Uyku ve beslenmeyi düzeltin. Yorgun çocuğun eşiği çok düşüktür. Uyku düzeni yazımıza göz atın.
- Fiziksel boşalma alanı açın. Koşma, tırmanma, zıplama. Enerjisi birikmiş bir çocuk daha çabuk patlar.
- Oyunla prova edin. Oyuncaklarla senaryo canlandırın: "Ayıcık kızdı, ne yapsın?"
- Okulla aynı dili konuşun. Evde ve okulda aynı cümlelerin kullanılması, öğrenmeyi belirgin şekilde hızlandırır.
- Olmadığı anları fark edin. "Bugün çok istedin ama vurmadın, bunu görüyorum."
Okulla iş birliği
Bu konuda en sık yapılan hata, okulla ailenin karşılıklı suçlama pozisyonuna geçmesidir. Oysa çözüm, iki tarafın aynı planı uygulamasından geçer. Öğretmeninizden şunları isteyin: olayların hangi saatlerde ve hangi durumlarda yaşandığı, sınıfta hangi cümlelerin kullanıldığı, hangi alternatifin öğretildiği.
Sosyal becerilerin nasıl geliştiğine dair ayrıntılı bir yazıyı burada bulabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Davranış sürüyor veya şiddetleniyorsa bir uzmana danışmanızı öneririz.
