Özgüven, ebeveynlerin çocukları için en çok istediği şeylerden biri. Ancak nasıl kurulduğu konusunda yaygın bir yanlış anlama var: özgüvenin övgüyle beslendiği düşüncesi. Oysa çocuk özgüvenini, kendisine söylenenlerden çok kendi başına yapabildiklerinden alır.
Özgüven nereden gelir?
Okul öncesi çağda özgüvenin üç kaynağı vardır:
- Yeterlilik deneyimi: "Bunu ben yaptım." Ayakkabısını kendi giyen çocuğun yaşadığı his, hiçbir övgüyle üretilemez.
- Koşulsuz kabul: "Hata yapsam da sevilirim." Başarıya bağlı sevgi, özgüven değil kaygı üretir.
- Öngörülebilirlik: "Dünyanın kuralları belli ve ben bunları anlıyorum." Tutarlı sınırlar, güven duygusunun temelidir.
Dikkat edilirse üçünde de merkezde övgü yok. Övgü faydalı bir araç, ama tek başına özgüven kurmaz.
Övgü dilini yeniden düşünmek
Övgüyle ilgili en çok bilinen araştırma hattı, yetenek övgüsü ile çaba övgüsü arasındaki farkı gösterir.
"Çok akıllısın" gibi yetenek övgüleri kısa vadede iyi hissettirir; ancak çocuk zorlandığında sorun yaratabilir. Çünkü zorlanmak, "demek ki akıllı değilim" şeklinde yorumlanır ve vazgeçme eğilimini artırır.
"Üç kez denedin ve pes etmedin" gibi çaba övgüleri ise zorluğu sürecin doğal parçası olarak konumlandırır ve devam etme isteğini besler.
Pratik dönüşüm:
"Aferin, harika resim!" → "Burada çok farklı renk kullanmışsın, gökyüzünü mor yapmayı nereden düşündün?"
"Çok akıllısın!" → "Bu yapbozda zorlandın ama parçaları çevirerek denemeye devam ettin."
"Süpersin!" → "Kardeşine kendin yardım ettin, o çok sevindi."
Özgüveni besleyen 8 uygulama
- Yapabileceklerini yapmasına izin verin. Yavaş giyiniyor diye siz giydirdiğinizde, hem beceriyi hem "yapabilirim" hissini elinden almış olursunuz. 10 dakika erken kalkmak buna değer.
- Gerçek sorumluluk verin. Sofrayı kurmak, çamaşırları ayırmak, bitkiyi sulamak. Sahte görevler değil, ailenin işine yarayan gerçek görevler.
- Hatayı normalleştirin. "Olur böyle şeyler, hadi düzeltelim." Kendi hatalarınızı da sesli söyleyin: "Ben de yanlış yapmışım, baştan deneyeyim."
- Karar aldırın. Sınırlı seçenekler sunun: "Mavi mi kırmızı mı?", "Önce dişler mi pijama mı?" Karar verme deneyimi, yeterlilik hissini besler.
- Zorluğu hemen kaldırmayın. Yardım etmeden önce 5-10 saniye bekleyin. Çocuğun kendi çözümünü bulma ihtimali sandığınızdan yüksektir.
- Duygularını kabul edin. "Ağlama, önemli değil" yerine "Bu sana zor geldi, anlıyorum." Duygusu kabul edilen çocuk, kendine de güvenir.
- Karşılaştırma yapmayın. Ne kardeşle ne akranla. Karşılaştırma, özgüvenin en hızlı eridiği yerdir.
- Süreci fark edin. Sadece sonuç değil, çabası da görülsün. Görülmeyen çaba tekrarlanmaz.
Özgüveni zedeleyen alışkanlıklar
- Etiketlemek. "Utangaçtır o", "sakardır biraz" gibi cümleler, özellikle çocuğun yanında söylendiğinde kalıcı bir kimliğe dönüşür.
- Sürekli düzeltmek. Yaptığı her işi ardından düzeltmek, "senin yaptığın yeterli değil" mesajı taşır.
- Aşırı koruma. Her riski kaldırmak, çocuğa "sen baş edemezsin" demenin dolaylı yoludur.
- Alay etmek. Şaka niyetiyle bile olsa; okul öncesi çocuk şakayı ayırt edemez.
- Başkasının önünde eleştirmek. Uyarı gerekiyorsa kenara çekip söyleyin.
Utangaç çocuklar için not
Sessiz ve çekingen bir çocuk, özgüveni düşük bir çocuk değildir. Utangaçlık bir mizaç özelliğidir ve zorlamayla değil, alan açmayla yumuşar. "Hadi teyzeye şarkı söyle" baskısı, çocuğun kendini yetersiz hissetmesine yol açar. Bunun yerine ortamı önceden tanıtmak, yanında kalmak ve kendi hızında katılmasına izin vermek çok daha etkilidir.
Anaokulunun katkısı
Özgüven, ev dışında test edildiğinde pekişir. Anaokulunda çocuk kendi başına başardığı onlarca küçük şey yaşar: sırasını bekler, bir arkadaş edinir, bir sunumda konuşur, kendi eşyasını taşır. Bunların hiçbiri evde aynı şekilde deneyimlenemez.
İyi bir okul öncesi programında öğretmenin işi çocuğu övmek değil, yapabileceği zorlukları önüne koymaktır. Bizim Meraklı Zihinler programımızda grup projeleri ve sunum çalışmaları tam olarak bunun için var.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Çocuğunuzun sosyal-duygusal gelişimiyle ilgili endişeleriniz varsa bir uzmana danışmanızı öneririz.
